Çok ama çok uzaklardayken nihayet evine dönmüş birinin yorgunluğu var üzerimde. Bakışlarımda bir ürkeklik hakim, sırt çantamı gürültülü bir şekilde halının üstüne atmışım da o sessizliğin ortasında çıkan sesle birden irkilmişim gibi.
Geçmişte yazdığım yazıları inceledim. Zaten en sevdiklerimi silmişim sinirle, ne diyebilirim ki kendi cümlelerime karşı hassasım, kıskandım onları başkalarının parmak uçlarında gördüğümde.
Aradan yıllar geçmiş. Ben değişmişim. Bilmiyorum büyümüşüm sanki. Biraz. Evet, biraz büyümüşüm ama çok fazla değil, biraz yabancılaşmışım bu geçen sürede hem kendime hem blogcudaki evime.
Yorulmadan, sızlanmadan bahar temizliği yapmanın tam sırası dedim kendime, okudukca birşeyler battı gözüme. Düzeltemiyorum birşeyleri, alışkın değilim. Silmek sadece iki yüz küsür tıklama demek sil tuşuna, bastım gitti.
Döndüm mü?
Ocak 25, 2009 ·
Siz hiç çıldırdınız mı ?
August 4, 2006 · Kategori: Soyle boyle
Hakim bey çıldırma özgürlüğümü kullanmak istiyorum. Hayatımda sinir olduğum ve defalarca çığlık atmayı istememi sağlayan okadar çok şey var ki ; kendi sakinliğim beni daha da çıldırtıyor. Umursamamayı bir öğrenebilsem hayat sanırım çok daha kolay olacak.
Onlar gibi yap desem de kendime sadece azıcık taklit etmeyi başarabiliyorum..
Yaptığım işi sevmesem bile mukemmel olmasını istiyorum..
Bana engel olsalar bile vazgeçmiyorum, vazgeçemiyorum..
Yanlıslara tahammul edemiyorum..
Burdan gitmek istiyorum..
Hakim bey izin verin artık çıldırmak istiyorum..
DistopYaM
Temmuz 24, 2006 · Kategori: iep
Her ruhun sızlandığı ve acı cektiği zamanlar olur ,bende sanırım öyle gunler geçiriyorum bu gunlerde. Hafif ikiyuzlu bir tavır ile kanayan yanlarımı kamufle edip gulumsuyorum herkese.. Buyuk bir kalenin yıkıntılarıyla evcilik oynayan çocuklar gibiyim. Benim yıkıntılarım ideal ve hayallerim yalnızca. Herkese yakın gözükürken aslında en uzakta olanım, farkında değil, farkında değiller..
***
Farkına varmadan kendi kurgularımın, kendi distopyamın içinde hapis kaldım.. Sanal parmaklıklar etrafımı sarmıs. Kendi kendime surekli tekrarladığım cumlelerim bir çember olusturmus ve ben ortasında kalmısım .
***
Çıkış yolu vardır , herzaman vardır.. Sadece biraz zaman , biraz yalnızlık ..
***
Kendi sorunlarına çözüm bulmadan başkalarına koşanlardandım , ayaklarım burkulmadan önce. Yoruldum, nefesim kesildi.. Dinlemiyorum artık kendimden başkasını..
***
hedeflerini tutturmada başarısız ve hayal ve amaçlarından kopanlardanım.. Hayallerim felaketim olmadı henuz ama olacak. Ama az once de dediğim gibi kaybetmiş olabilirim ama oyundan hala çekilmedim, bir daha ki el daha guzel olacak.
***
Beni soranlar için hala iyiyim ve vazgecmedim.. sadece bunları yazmak istemezdim ama yazdım.. Ayrıca hobocubu; zombiii sana tesekkur ederrrr yazın için :)
***
Son bir not : Mıymıy konusanlardan, sesini duyuramayanlardan, olmayan vasıflarına güvenenlerden, olan vasıflarıyla övünmeyecek kadar alcakgonullu olanlardan nefret ediyorum. sıkıldım .. nokta..
iep
gittim
Hazirane 25, 2006 · Kategori: Soyle boyle
meçhul bir zamana kadar,
hoşçakalın,
hoş-kalın...
Düzeltme: Nedenini yazmıştım, artık gerek yok bence. Silindi.
ben..
Hazirane 24, 2006 · Kategori: iep
bence;
önemli olan cevabı bilmek değil..
soruyu tesbit etmek.
soru bilinirse cevabı kendiliğinden gelir..
kendi sorumu arıyorum..
« Önceki ::